Orhan Sarıbal: "Mehmet Şimşek, yoksulun, emeklinin, emekçinin, çiftçinin belini kırdı"

06.08.2026 - Perşembe 14:47
Orhan Sarıbal: "Mehmet Şimşek, yoksulun, emeklinin, emekçinin, çiftçinin belini kırdı"


(ANKARA) - CHP Genel Başkan Yardımcısı Orhan Sarıbal, "Mehmet Şimşek enflasyonun belini kıramadı. Kırsaydı faizler düşerdi. Ama bildiğim bir şey var; Mehmet Şimşek yoksulun, fakirin, emeklinin, emekçinin, köylünün, çiftçinin belini kırdı. Vahşi liberal politikalara bu halkı, bu ülkeyi teslim etti. Bu düzen değişecek, bu iktidar gidecek" dedi. Sarıbal, parti genel merkezinde açıklamalarda bulundu. Gündemine orman yangınlarını alarak başlayan Sarıbal, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'nın, "Yeşil Vatanımızı korumak için tüm ekiplerimizle sahadayız. Ama unutulmamalıdır ki en büyük gücümüz vatandaşlarımızın duyarlılığı ile yangın çıkmasını önlemektir" sözlerini eleştirdi.Orman yangınlarının ortaya çıkmasında çok sayıda etken bulunduğunu belirten Sarıbal, 2025 yılında 3 bin 224 orman yangını meydana geldiğini ve 814 bin dönüm orman alanının yandığını söyledi. Yangınların 1012'sinin çıkış nedeninin bilinmemesinin ciddi sorun olduğunu ifade eden Sarıbal, yeterli uzman kadronun bulunmadığını ve gerekli denetimlerin yapılmadığını savundu.Sarıbal, 2010-2020 arasında yıllık ortalama 70 bin dekar orman alanının yandığına işaret ederek, 2020-2025 döneminde ise yıllık ortalama yanan alanın 490 bin dönüme çıktığını söyledi."ORMAN ALANLARININ YARISINDAN FAZLASI YÜKSEK RİSK TAŞIYOR" Yangınlarla mücadelenin yalnızca vatandaşların duyarlılığına bırakılamayacağını vurgulayan Sarıbal, Türkiye'de yangın riski yüksek orman alanının 12 milyon 500 bin dönüm olduğunu söyledi. Toplam 23 milyon dönüm orman alanının yarısından fazlasının yüksek risk taşıdığını belirten Sarıbal, "Gece kameralarının, uçakların egemen olduğu teknoloji gelişiminin yaşandığı bir dönemde neden bu yangınları söndürmekte bu kadar zorlanıyoruz? Bunun mutlaka gündemde tutulması ve tartışılması gerekiyor" dedi. Türkiye'de yaklaşık 900 bin dekar orman arazisinin enerji hatları, maden sahaları ve atık depolama alanlarına dönüştürüldüğünü öne süren Sarıbal, orman yangınlarının yüzde 7'sinin, yanan alanların ise yüzde 25'inin enerji nakil hatlarından kaynaklandığını iddia etti.Ormanlara gerekli değerin verilmediğini savunan Sarıbal, şehirlerde iletim hatlarının yer altına alındığını hatırlatarak, "İletim hatları kentlerde, rantın yüksek olduğu yerlerde yer altına alınabiliyorken neden orman alanlarında alınmıyor? Çünkü ormanlar sahipsiz. Kim söylüyor? Bakan söylüyor. Diyor ki, 'Orman yangınlarını önleme işini vatandaşa bıraktım. Vatandaş elinden geleni yaparsa orman yangınları olmaz'" ifadelerini kullandı.Yangın emniyet yollarının yapılmadığını öne süren Sarıbal, enerji şirketlerinin ucuz iletim hatları üzerinden yüksek kazanç elde ederken doğal varlıkları tahrip ettiğini savundu. Vatandaşlara yapılan uyarıları hatırlatan Sarıbal, "Madenciler, enerjiciler, turizmciler orada ama halka yasak. Bu izinler derhal gözden geçirilmeli. 23 milyon dönüm orman alanından söz ediyoruz. Bunun 12 milyon 500 bin dönümü yüksek yangın riski taşıyor. Yaklaşık 9 milyon dönüm alan ise bakanlık yetkisi ve yasalarla maden şirketlerine, turizmcilere, enerji şirketlerine ve atık depolama faaliyetlerine tahsis edilmiş durumda" dedi."ASIL OLAN ÖNCESİNDEN PLANLAMA" Orman emekçilerinin haklarının iyileştirilmesi, iş güvenliği önlemlerinin artırılması ve yangın konusunda uzman personelin istihdam edilmesi gerektiğini söyleyen Sarıbal, Fransa ve İspanya'ya gönderilen yangın söndürme uçakları üzerinden de iktidarı eleştirdi. Türkiye'de yangın riski taşıyan bölgelerde önleyici tedbirlerin yetersiz olduğunu ileri süren Sarıbal, "Peki bizim yangınlarımız, bizim ormanlarımız ne olacak? Memleketin her tarafı yangın yeri. Her an yangın çıkma ihtimali var. Asıl olan bu işi öncesinden planlamaktır." diye konuştu.Sarıbal, açıklamasının devamında Tarım ve Orman Bakanlığı'nın şu soruları yanıtlamasını istedi: "Riskli bölgelerde kaç kadrolu orman işçisi ve teknik personel hazır beklemektedir? Bu personelin yeterli eğitim, tecrübe, iş güvenliği, malzeme, araç ve gereci var mıdır? Yeterli sayıda yangın söndürme uçağı ve helikopter riskli bölgelere yakın noktalarda konuşlandırılmış mıdır? Enerji nakil hatları ile yol kenarlarının bakımları düzenli olarak yapılmakta mıdır? Yangın emniyet yolları ve şeritlerindeki yanıcı madde yükü azaltılmış mıdır? Yol kenarlarındaki atıkların temizlenmesine yönelik çalışmalar yeterli midir? Orman köyleri ve yerel yönetimlerle ilgili tahliye mekanizmaları hazır mıdır? Yangın çıkma ihtimali bulunan bölgelerde çıkış nedenlerini teknik olarak inceleyecek bir mekanizma oluşturulmuş mudur?"Orman yangınlarıyla mücadelede Orman Genel Müdürlüğü'nün bütçesinin güçlendirilmesi gerektiğini belirten Sarıbal, yüksek riskli bölgelerde yeterli sayıda kadrolu, eğitimli ve bölgeyi tanıyan personelin istihdam edilmesini istedi. Yangınla mücadele personelinin "çok tehlikeli işler" kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirten Sarıbal, çalışanların ücretleri, vardiya sistemi, ekipmanları ve özlük haklarının iyileştirilmesini talep etti. Yangınların önlenmesi amacıyla enerji nakil hatları ile orman-yerleşim arayüzlerinin sürekli denetlenmesi gerektiğini vurgulayan Sarıbal, orman köylüsünü koruyacak tedbirlerin de hayata geçirilmesinin önemine dikkati çekti. Maden, turizm ve enerji yatırımlarına verilen izinlerin yeniden gözden geçirilmesini isteyen Sarıbal, yeterli sayıda helikopter ve uçağın yangın riski bulunan bölgelere yakın noktalarda konuşlandırılması ve su teminini kolaylaştıracak altyapının güçlendirilmesi çağrısında bulundu.İktidarın ekonomi politikalarını eleştiren Sarıbal, çiftçinin üretim yapamadığını kaydetti. Gıda ithalatını eleştiren Sarıbal, girdi fiyatları ile çiftçinin tarımdan uzaklaştığını aktardı. İthalatın ülke içindeki üretimden daha ucuz olmasının sebebinin Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek olduğunu ifade eden Sarıbal, meyve üreticilerinin "bittiğini" ifade etti. Yaban mersini ithalatını eleştiren Sarıbal, "İthalat bir ülkenin tarım politikasının ana ekseni olamaz. Diyorsunuz ya 'ülkeye hainlik, vatan hainliği'. İşte bu o" dedi.Türkiye'de yurtaşların günlük protein, karbonhidrat, enerji, vitamin gibi önemli ihtiyaçlara yeterli olarak erişemediğini ifade eden Sarıbal, "İddia ediyorum; bu sağlansın, sağlıkta var olan o büyük bütçe açığının büyük kısmı çözülür" diye konuştu. "BU İKTİDAR GİDECEK" Sarıbal açıklamasını şu cümlelerle tamamladı: "2025 yılının ilk 6 ayında toplam 6 milyar 757 milyon 865 bin dolarlık ithalat yapmışız. 2026 yılının ilk 6 ayında 8 milyar 165 milyon 982 bin dolarlık ithalat yapmışız. Ortalama yüzde 20 artış var. ve sadece tarımsal ürünlerin bitkisel üretim boyutunda. 2025'in ilk 6 ayında 975 milyon dolarlık bir hayvansal ürün ithalatı yapmışız. 2026 yılında 1 milyar 173 milyon 867 bin dolarlık ithalat var. Hani para yoktu? 2025 yılının ilk 6 ayında 34 bin 951 tonluk kırmızı et ithalat yapmışız. 2026'nın ilk 6 ayında 43 bin 995 tonluk kırmızı et ithalatı var. Bitkisel ve hayvansal, seçilmiş ürünlerde 9 milyar 279 milyon 849 bin dolarlık ithalatımız var. Ortalama ilk 6 ayın dolar kuruyla, 44 liradan hesapladığımızda yaklaşık 410 milyar lira ithalata para vermişiz. Peki bu iktidarın çiftçiye ayırdığı para ne kadar? 168 milyar lira. Mehmet Şimşek enflasyonun belini kıramadı. Kırsaydı faizler düşerdi. Ama bildiğim bir şey var; Mehmet Şimşek yoksulun, fakirin, emeklinin, emekçinin, köylünün, çiftçinin belini kırdı. Vahşi liberal politikalara bu halkı, bu ülkeyi teslim etti. Bu düzen değişecek. Bu iktidar gidecek. Hakkaniyetli, adil, halktan yana, ülkeden yana, ülkenin emekçisinden, çiftçisinden, toprağından, halkından yana yeni bir düzen elbet kurulacak."Kaynak: ANKA

YORUM YAZ