CHP Genel Başkanı Özgür Özel: Prompterdan Okuyarak, Video Oynatarak Siyaset Yapıp Oy Toplama Dönemi Bitmiştir
06.02.2026 - Cuma 23:32(MALATYA) - CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Malatya'da 6 Şubat depreminde hayatını kaybeden yurttaşlar için düzenlenen anma programına katıldı. Burada konuşan Özel, "Siyaseti branda ile yapmıyoruz. Siyaseti parayla, panoyla yapmıyoruz. Siyaseti Akçadağ'da gidip Şeytan Çarşısındaki esnafı gezerek, oradaki esnafın derdini dinleyerek yapıyoruz. Sayın Erdoğan 'eli kanlı katilsin' dediği Suudi Arabistan prensi ile çok yakındı bu hafta. Bir de 'darbeci Sisi' diyordu, Mısır'da Sisi'yle geçirdi. Ben de bu haftayı Osmaniye'den Malatya'ya deprem bölgesinde konteyner kentlerde ya da derdini, tasasını dinlemek gereken kim varsa orada geçirdim" dedi.6 Şubat depremlerinin üçüncü yıl dönümü dolayısıyla gerçekleştirdiği ziyaretler kapsamında Malatya'da 6 Şubat depreminde hayatını kaybeden yurttaşlar için düzenlenen anma programına katıldı. Programda konuşan Özel şunları kaydetti:"Genel Başkan olarak bu yıl Osmaniye'den başlayıp, tersine istikametle bugün Malatya'da bitirdiğimiz, deprem bölgesinde yapılanları, yapılamayanları, olanı ve olmayanı yapıcı bir gözle bakıp, Türkiye'ye depremin üçüncü yılının hem bir fotoğrafını göstermek, hem de o konuda siyasi değerlendirmelerimizi yapma gereği duyduk. 6 Şubat depremi şüphesiz dünya afetler tarihine geçecek bir deprem. 11 büyük şehirde birden oldu. 'Asrın felaketi' denmesi boşuna değil. İşin boyutunu göstermesi açısından çok önemli ama bizim o depreme hazırlıksız yakalandığımızı kabul etmemiz lazım. Bu bir bütün olarak devletiyle, milletiyle bizim ortak bir kusurumuzdur. Ama ülkeyi yönetenlerin de o depreme mazeretsiz yakalandıklarını ifade etmeliyim. Niye mazeretsiz? Çünkü 2 aylık ya da 21 aylık bir hükümeti depremdeki hasardan mesul tutamazsınız. Ama 21 yıldır bir hükümet iktidardaysa ve iktidara gelişi bir büyük deprem felaketinden sonra olduysa, kendinden önceki süreci çok acımasız eleştirdiyse, örneğin Gölcük'te 'Üçüncü günde hala çadır yok, çadırın kuyruğu var' demiş birisi Başbakan olduysa, toplumsal bir mutabakat varsa, 99 depremlerinden sonra… Yani 'Bir büyük İstanbul depremi bizi mahvedebilir. İşte bu Erkenek fayı kılırsa Malatya'dan Adana'ya kadar 10 şehir yıkılabilir'i biz biliyorsak, toplum da 'Bu konuda ne yapılacaksa yapılsın' dediyse, oylar da öyle istendiyse orada toplumsal mutabakat vardır ve olmasının en gerekli olduğu şey arkandadır. Yani kamuoyu desteği. İkincisi, ne lazım? Depreme hazırlanmak için dünya kadar kanun lazım. Hepimiz diyoruz ki '1999'dan sonra yapılan binalar yıkılmıyor kolay kolay.' Çünkü o depremden ders alınıp, siyasi partiler müştereken akademisyenlerle çalışıp, iyi bir kanun ve çok iyi yönetmelikler yaptılar. İç denetim meselesi, yani o yönetmeliğe uygun yapılan binalar yıkılmadı hakikaten. Hem TOKİ'ninkiler yıkılmadı, hem 1999 sonrası düzgün yapılan ve denetlenen hiçbir bina yıkılmadı. Yani kanuni hazırlık da tamam.""Maalesef depreme hükümet mazeretsiz, memleket de hazırlıksız yakalanmış"Ne lazım? Para lazım. O depremde deprem vergisi adı altında, gerçek adı Özel İletişim Vergisi olan iki yıllığına bir vergi kondu. Halen daha ödemeye devam ediyoruz. Çünkü iktidar geldi ve o vergiyi kalıcılaştırdı. O vergi yüzünden 1999'dan bugüne 41 milyar dolar deprem için vergi toplanmış. Sekiz kez imar affı çıkmış ki o imar afları maalesef tehlikeli binaları, yıkılacak binaları affeden, kaçak yapılan binaları affeden, sonradan tadilat gören kaçak tadilatları affeden sekiz imar affı çıkmış. Onlardan da 26 milyar dolar toplanmış. Özelleştirmelerden de 65 milyar dolar toplanmış, kendinden önceki hükümetlerin yaptıklarını satılarak. 132 milyar dolar cepte varmış. Hiçbir şey olmasa deprem vergileri 41 milyar dolar. Sayın Kurum'un açıkladığına göre 11 ilde deprem için yapılan konutların toplam tutarı da 40 milyar dolar. Yani biz bu parayı deprem olmadan toplamışız. 21 yıl vaktimiz varmış. Milletin desteği varmış. Kanunumuz hazırmış. Yani evleri depremden önce biz yıkıp yapabilirmişiz ki deprem geldiğinde yıkmasın. Depreme hazırlanmak için her şey varmış. Ama maalesef depreme hükümet mazeretsiz, memleket de hazırlıksız yakalanmış. Bir kere bunu görmek lazım."Kim bir temel kazdıysa, kim çatıya bir kiremit koyduysa Allah razı olsun"Bir hafta boyunca gezdik ve Sayın Erdoğan'a birtakım eleştirilerde, bir hatırlatmalarda, birtakım çağrılarda bulunduk. Bunların en başta olanı şuydu ki bir kere şuna kesin itiraz ediyorum. Zaten burada anlatmama da gerek yok. Diyor ki 'Muhalefet…' ki burada bir çok muhalefet partisinin sayın il başkanı var, onların şahsında da partilerini selamlarım. 'Muhalefet deprem bölgesine bir çivi çakmadı' diyor. Bir kere çaktık da anlatırım da muhalefet çivi çakma makamı değildir. Çiviyi kimin çakacağına millet karar verir. 'O çivi düzgün çakılıyor mu?' diye denetlesin diye de muhalefete görev verir. Sen çiviyi çakmaya milletten görev almışsın, devletin çekici, balyozu elinde ve çiviler cebinde. Başkasından beklemeyeceksin çiviyi çaksın diye de 'Taş üstünde taş koymadılar' diyor. Biraz önce söylendi. Herkesin hakkı teslim edildi. Ben de şunu söyleyeyim. Sayın Erdoğan bugün söylemiş, üzüldüm. Diyor ki 'Bir kuru teşekkür etseydin.' ya dilimde tüy bitti, Osmaniye'den beri canlı yayında söylüyorum. 'Bu ülkede enkazdan bir çakıltaşı kim kaldırdıysa AK Partili, MHP'li, DEM'li, İYİ Partili, Saadet Partili… Hepsinden Allah bin kere razı olsun' diyorum. 'Kim bir temel kazdıysa, kim çatıya bir kiremit koyduysa Allah razı olsun' diyorum.Ve şu kadarını söyleyeyim, şimdi buradan Sayın Erdoğan'a deprem haftasının son gününde bugün 2'deki konuşmasını can kulağıyla dinleyeceğimizi söyleyip demiştim ki, 'Bugün şunları yaparsa akşam Malatya'da ağız dolusu teşekkür edeceğim kendisine.' Kendisinden beklentimiz şuydu, bugün yapmadı inşallah bugün yapmadı yarın yapar. Yaptığı an teşekkür edeceğim. Birincisi; Van'da 6 yıl süren, burada 2 yıl 9 ayda biten mücbir sebep uygulamasının derhal tekrar uygulamaya alınması lazım. Esnaflar açısından. Bütün Türkiye'de çok esnafı üzdü, basit usuldeki defterler gerçek usule döndü. Bu şu demek: Muhasebeci parası demek fazladan. Bu şu demek: Defter parası demek, noter onay parası demek. Bu bütün Türkiye'de zorluyor esnafları, bunu söyleyeyim. Ama bari şu 11 ildeki esnafları muaf tutun bundan.Bu millet ne yaptı biliyor musun bu kadar ekonomik sıkıntının içerisinde? 'Motor Taşıtlar Vergisini iki kere ödeyeceksin' dedi. Millet ikiletmedi bunu, 'öf' demedi kimse. KDV'yi iki katına çıkardı, herkes ödedi. ÖTV'yi artırdı, ödedi. Yurtdışına çıkış harcını artırdı, ödedi. Bunların toplamından 71,5 milyar dolar para toplandı. Deprem konutlarının toplam maliyeti 40 milyar dolar. Buradan Erdoğan'a söylüyorum. Kim verdi bu parayı? Türk milleti verdi. Hepimiz verdik. 70 vilayet bu parayı verdi, hatta buradakiler de KDV'sinde ÖTV'sinde bu paraları ödediler. O zaman buradan söylüyorum. Madem ki verdiğimiz para bu yapılan evlere yetiyor da iki katına bile artıyor. Artık o boş senetleri yırtıp atmanın zamanıdır. Bu evler depremzedelere helal-i hoş olsun. Depremzedelere helal-i hoş olsun. Para mara alınmasın. Ayrıca kalan 31 milyar için de konut yapmaya devam etmek lazım. Niye lazım? Kiracılar sokaktadır, kiracılar konteynerdedir. Eskiden kiradaymış, şimdi konteynere çıkmış. İşi yok, iş bulsa çeşitli şehirlerde çeşitli kiralar söyleniyor. İşte Osmaniye'de 15 binden aşağı yok, Kahramanmaraş'ta 20 binden aşağı yok. Çok uzak dağın başındaki TOKİ'de ucuza ev bulsan, çocuğun okula gitmesi meselesi var. İşe gitme meselesi var, ulaşım var. Adam kiracı, altında kendine ait arabası yok. Oradan da buraya tatmin edici toplu taşıma yok. Hayat başlamamış daha. O yüzden kiracılara mutlaka ve mutlaka konut vermek, önce kirasız oturtmak, sonra makul kira ödemek, hatta onlara bir şekilde o konutun sahibi olacağı bir sosyal devlet uygulaması mutlaka yapmak lazım deprem bölgesinde. Bunu söylüyorum."Müjde verecek diye bekledik. Döndü dolaştı yine muhalefeti eleştirdi"Maalesef sayın Erdoğan bugün Osmaniye'den vallahi hani 10 milyonla 20 milyon arası devasa bir sahne kurmuş. O sahneden aşağı inmeden, doldurmuş orayı. Devlet memurlarına Osmaniye'de, Adana'da mesajlar, teşkilatlar ayakta, 6 ilden topladılar. Çıktı, müjde verecek diye bekledik. Döndü dolaştı yine muhalefeti eleştirdi. İnmedi, esnafın yanına gitmedi. O sahnenin 1,5 kilometre ilerisinde konteyner kentte neler duydu bu kulaklar. Televizyonlar gördü. O konteyner kentlere gitmedi ve döndü döndü deprem bölgesindeki insanlara video, algı yaratmak üzerinden diğer 70 vilayete video izletti. ya deprem bölgesi bilmiyor mu kendi ne halde olduğunu? 'O videoya bakalım, bu videoyu oynatalım.' Bunlarla siyaset olmaz. Buradan bir kez daha; faiz, haşa. Mümkünse vazgeçsinler deprem konutlarını senetlerini yırtalım, atalım. Mücbir sebebi ilan edelim ve devam ettirelim. Esnafa sahip çıkalım, çiftçiye kredi için 'borcu yoktur' kağıdı istiyorlar, bunu yapmayalım. Deprem bölgesinde tohum hibesine, gübre hibesine, ÖTV'siz, KDV'siz mazot uygulamasına derhal geçelim. Çünkü bu bölgenin ayağa kalkması için ekonomisinin ayağa kalkması lazım. Bunların hepsini söylüyorum. Ama maalesef Sayın Erdoğan deprem üzerine siyaset yapmadık. Ne zaman ki duydum, 'Hiçbir şey yapmadılar, uğramadılar, deprem turistleri, bir çivi çakmadılar' dediler. Biraz önce deprem sırasında yaptıklarımızı söyledim. Önümüzdeki hafta Salı da bütün belediyelerimizin deprem bölgesine yaptığı kalıcı hizmetleri bir döküm halinde söyleyeceğiz. Bundan sonra takdir milletimizindir.Ama şu tarafına söyleyeyim. Siyaseti branda ile yapmıyoruz. Siyaseti parayla, panoyla yapmıyoruz. Siyaseti Akçadağ'da gidip Şeytan Çarşısındaki esnafı gezerek, oradaki esnafın derdini dinleyerek yapıyoruz. Bu hafta herkes sevdikleriyle geçirdi bu haftayı. Sayın Erdoğan 'eli kanlı katilsin' dediği Suudi Arabistan prensi ile çok yakındı bu hafta. Bir de 'darbeci Sisi' diyordu, Mısır'da Sisi'yle geçirdi. Ben de bu haftayı Osmaniye'den Malatya'ya deprem bölgesinde konteyner kentlerde ya da derdini, tasasını dinlemek gereken kim varsa orada geçirdim. Bana 'Hani neredeydin, üç yıldır deprem bölgesine niye gitmedin?' dedi. Burada bir numaralı şahidim, canım Atatürk'ün kurduğu Anadolu Ajansı. Bunun kayıtlarına baktık, depremden beri Erdoğan deprem bölgesine gidince Ajans onu takip ediyor. Beni de takip ediyor. ANKA Ajansı burada, sosyal medyalarımız ortada. Sayın Erdoğan bugünkü ziyaretiyle 39'uncu kez deprem bölgesine geldi. 13 uçak, sayısız helikopter, bütün imkanlarla. Hani diyor ya 'Bu fakir.' Ben bu fakir demeyeyim, bu kardeşiniz bu ziyareti ile 56'ncı kez deprem bölgesinde ziyarete geldi. O yüzden herkes bundan sonra siyaseti yaparken iki şeyi gözetecek. Bir; kışın ışıtılmış, yazın soğutulmuş salonlarda atadıklarına alkışlatarak, prompterdan okuyarak, video oynatarak siyaset yapıp oy toplama dönemi bitmiştir. Karşınızdaki ana muhalefet partisinin lideri 19 Mart'tan bugüne kadar 86 tane her çarşamba, her cumartesi, yazın 46 derecede, kışın eksi 6 derecede miting yapan, deprem bölgesinde bir hafta boyunca 52 farklı programla 52 yerde dinleyen, konuşan, anlatan, anlamaya çalışan, siyaseti de brandayla değil örgütü ile birlikte milleti ile birlikte yüreği ile birlikte yapmaya çalışan bir kardeşinizdir. Bundan sonra iktidar partisi, muhalefet gibi davranacaksa yakında muhalefeti bu millet onlara tattırır. Biz milletin hizmetine talibiz. Vazife verdikleri gün emre amadeyiz. Hepinizin bir kez daha hem bütün Cumhuriyet Halk Partisi adına, hem kendi ailem ve memleketim Manisa adına acılarınızı paylaşıyorum. İsmet Paşa ile Manisa milletvekilleri, 44 ve 45 yan yana diye yemin töreninde yan yana otururmuş. Hep o fotoğraf, Manisa'nın o dönemin milletvekillerinin ailelerinin en kıymetli fotoğrafıdır. İsmet Paşa'nın memleketinde, Turgut Özal'ın memleketinde, Recai Kutan'ın memleketinde bulunmaktan büyük bir memleket duyuyorum. Başbakanlar, cumhurbaşkanları yetiştirmiş bu güzel memlekette bizim de çocuklarımıza bırakacağımız en güzel fotoğrafın Veli Ağbaba ile yan yana oturduğumuz fotoğraflar olduğunu ifade etmek isterim. Buraya emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. AK Partili, MHP'li, DEM'li; tüm siyasi görüşlerden tüm belediye başkanlarına ve o belediyelerin emekçilerine bir kez daha teşekkür ediyorum. Hepinize böyle acıların olmadığı, güzel yarınlarda, güçlenen ve kalkınan bir Türkiye'de birlikte olmak ümidiyle, Malatya'nın güzel insanlarının önünde saygıyla ediyorum. Sağ olun, var olun"CHP lideri Özel, konuşmasının ardından Muğla Büyükşehir Belediyesi'nin Malatya'nın ilçelerine yapacağı 100 milyon TL değerinde 4 tesisin temel atmasını da gerçekleştirdi.
Hayat Holding "Hayat İyi Yaşam Merkezi"yle depremzedelere desteğini sürdürüyor
Büyük Menderes Nehri yine taştı; Söke Ovası'nı su bastı
Edirne Ticaret Borsası Başkanı Özay Öztürk, Türkiye-Mısır Oda ve Borsalar İş Forumu'na katıldı
İzmir'in Ödemiş ilçesinde yağış hayatı olumsuz etkiledi
Çin Ticaret Bakanlığı: Yabancı İşletmelere Uzun Vadede Olumlu İmkanlar Sunacağız
EGİAD, 'İş Dünyası ve Yatırımcı Anketi' başlattı
Resmi Gazete'de yayımlandı! Yurt dışı alışverişinde yeni dönem